Gamerbug'ı başlangıç sayfanız olarak ayarlayabilirsiniz.
    
 Haberler   |    Dosyalar  |   İlk Bakış  |   Kılavuz  |   Tozlu Raflar  |   İnceleme  |   Hileler  |   Oyun Görüntüleri  |   Duvar Kağıtları  |   Donanım  |   Ropörtaj  |   Künye 
Demo İnceleme
       Ömer Faruk Yalçın
Görüntüler   Yorum Yap    Çıktı Al    RSS  
Eklenme Zamanı: 29.10.2007 00:35:10

Bir yazıya, bu tip bir yazıya nasıl girilir hiç bilmem. Kelimeleri seçmek çok zor zîra. Bunca zaman beklemişiz, günler haftalara, haftalar aylara dönmüş ama sonunda faremizi ona hükmetmek üzere oynatıyor, klavyemizi ona odaklıyor, onu yaşıyoruz. Şaka gibi geliyor ilk saniyelerde, ancak birkaç dakika içinde nerede olduğunu, ne yaptığını fark ediyoruz; şaka değil, Crysis oynuyoruz işte.

Gerçekten de benim durumumda olan, benim gibi heyecanlanan, benim gibi sabırsızlanan çok kişi vardı. Ortak hayâl, Crysis’i oynamaktı. Belki bir ay öncesinden bu hayâli gerçekleştirebilecektik ama, oyunun tam sürümü ertelenince deneme sürümü de ertelendi. 25 Ekim olarak açıklanan tarih, iki gün önce biraz daha uzadı, bir gün kadar. Nihâyetinde, sabahın ilk ışıkları ile sürümü elde edebildik ve şu dakikaya kadar oynayıp, ilk izlenimlerimizi de paylaşalım istedik. Yaklaşık üç hafta sonra, 16 Kasım’da gelecek tam sürüme kadar kendisi ile idare etmek zorunda olduğumuz –buna da şükür tabii- sürüm hakkında verebileceğimiz bilgilere, sonraki paragraftan başlıyorum. İnanamıyorum hâlâ yalnız; çimdik yok, hayır!

EKİP TOPARLANIYOR

2020’nin ağustos ayı… Kuzey Kore, Lingshan Adaları’na düşen meteoru araştırmak üzere gelen bilim adamlarını konuk ediyor. İçlerinden bir tanesi de Amerikan Doktor Helena. Yalnızca birkaçı bir şeylerin ters gittiğini düşünüyor, Helena da onlardan biri olacak ki, Pentagon olduğu tahmin edilen timin bu olay ile ilgilenen başkanı Prophet’a çağrı atıyor ve Korelilerin nasıl bir şeyle karşı karşıya oldukları konusunda en ufak bir fikirlerinin olmadığını, bu şeyin bir meteordan fazlası olduğunu belirtiyor. Ancak telefonu veda ederek kapatamıyor: karşı tarafta bir şeyler beklenenden farklı gelişiyor ve çığlıklar eşliğinde bir hafta sonrasına uçuyoruz. Prophet’ın özel timi, Doktor Helena’yı bulmak için gizlice ada takımı semalarından, paraşüt ile atlamak üzere hazırlanıyor. Koordinasyonun eksiksiz olması için son talimatlarını veren Prophet, Psycho’ya bunun bir savaş olmadığını söylerken, en yakınımız Jester, tipine göre ince sesi ile bir şeyler bize anlatmaya çalışıyor. Pilotun yeşil ışığa beş saniye kaldığını söyleyen çağrısı üzerine herkes toparlanıyor ve oldukça yüksek bir noktadan atlanıyor; tabii Prophet da arkamızdan su döküyor. Neden sonra, uygun yüksekliği beklerken bağlantı gidiyor ve adamımız Nomad, küfürler savurarak Prophet’a paraşütünün açılmadığını söylüyor. Ne mutlu ki, ekibin üzerinde benzersiz Nano Suit var. Prophet da “Sal gitsin,” dercesine suya girersek korunacağımızı belirtiyor. İlk saniyeler Suit’in biraz kıvrandığını fark ediyoruz ancak karaya çıkınca sorun ortadan kalkıyor. Geriye kalan tek şey, ekibi bir noktada birleştirmek oluyor.

Bunun için ilk olarak Jester ile buluşmamız gerekiyor. Buluşma noktasından önce, o kıyı boyunu korumakta görevli üç asker ile karşılaşıyoruz. Onları atlatıp, belâdan birkaç dakika önce Jester ile buluşuyoruz. Belâ… telsiz bağlantısından, Prophet ile ekibin adaya inen askerlerinden Aztec’in konuşmasını dinliyoruz. Aztec’in raporu beklendiği gibi, ancak bir süre sonra dört Kore askerinin olduğu bir kampın ortasında olduğunu söylüyor. Ardından Helena’da yaşanan çığlıklar, yalvarışlar geliyor telsize. Aztec’in başına kötü bir şeyin geldiği apaçık ortada aslında, ancak biz kötü bir şeyin olmamış olmasını dileyerek olay yerine doğru hızla hareket ediyoruz. Karşılaşılan manzara… içler acısı. Dört Koreli asker feci şekilde can vermiş, ancak ortada bundan çok daha beteri var: yerdeki ufak kan gölü. Aztec’in dallar arasından ters biçimde sarkan vücudu, Jester’ın deyimi ile, ‘olayda başka bir şeyin parmağı olduğunu’ gösteriyor.

Bundan sonrasında serî şekilde verilen ana ve yan görevleri yerine getiriyoruz ve beklediğimizden çok daha doyurucu olan deneme sürümünün sonuna geliyoruz. Oyunun tam sürümünde de muhtemelen oynayacağımız ilk bölüm bu olacak, bu yüzdendir ki, canınızı sıkmayı göze alarak kurguyu uzunca aktardım. Sıra ile yakaladığımız detayları paylaşalım: sürümde sadece tek oyunculu bölüm kullanılabilir, ancak grafiksel ve oyuna etki eden ortalama ayarların dışında hediye olarak verilmiş birkaç ufak ayar da var; bunlar Suit’in sesi, zorluk seviyeleri gibi şeyler. Zorluk seviyeleri konusuna biraz değinmek istiyorum. Pek çok oyunda, zorluk seviyeleri daha çok soyut kavramlar üzerinde oynar, yani yapay zekâ daha ileri bir seviyeye taşınır, daha isabetli vuruşlar gelir. Ancak Crysis, dört sınıfa yaydığı zorluk seviyeleri üzerinde somut farklılıklar da sunmuş. Kolay ve orta seviyeler arasında fark yalnızca yapay zekâ iken, zor seviyede bunun dışında da ufak farklılıklar meydana geliyor. Bunlar, bomba uyarılarının gözükmemesi ya da radar ekranında düşman askerlerini belirten imleçlerin yok olması gibi, oyuncuyu dikkat ile oynamaya sevk edecek şeyler. En üst seviye olan Delta’da ise belirgin en büyük fark, diğer seviyelerde İngilizce konuşan düşmanın yerel dili konuşmaya başlaması.

DAĞITICI YELEK

Efendim, herkesin bildiği üzere oyunun en can alıcı noktası, bu özel timin üzerindeki Nano Suit. İlk bakışlarımızda da sıkça bahsettiğimiz bu Suit sayesinde oyunun kahramanı, Kara Murat’ı olmak biraz daha mantıklı oluyor. Zîra bu yelek sizi diğerlerinden çok daha farklı bir konuma getiriyor. Sürekli aktif hâlde döngüsünü sürdüren enerjiyi kullanarak, sınırlı süreler boyunca çok değişik atraksiyonlara girmenizi sağlıyor. Zırh modunda biraz hantallaşan adamımız gelen kurşunların vereceği zararı en aza indirgiyor. Hız modu adımlarımızı hızlandırıyor ve feci sürâtle depar atmamızı sağlıyor. Güç modu ise sağlam yumruklar, yüksek zıplayışlar ve ortalama bir insanın yapamayacağı türlü şaklabanlıklar için biçilmiş kaftan. Son modumuz olan görünmezlik ise, cidden çok kısa bir süre için ortadan kaybolmanızı sağlıyor. Evet… ilk bakışta zor gibi görünse de, geçişlerimiz oldukça kolay: Suit tuşuna basılı tutun, farenizi seçmek isteğiniz modun olduğu tarafa hafifçe oynatın. Benim için en önemli nokta, bizi farklı kılması. Öyle ki, normal biri iken o kadar adamı yıkmak her dâim saçma gelmiştir bana. Ancak bu sefer, diyorum ya, farklıyız ve bu sayede kaçmak ya da kovalamak çok daha zevkli ve mantıklı.

Oyun içinde Suit’i silah kullandığımız kadar kullanmak zorunda kalıyoruz. Zaten adına videolar yapılan, oyunun göbeğindeki bu olgunun böyle bir noktada olması kaçınılmaz. Silah demişken… pek çoğunuzun da bildiği üzere silahlar modifiye edilebiliyor, yani üzerinde oynanabiliyor. Bu sayede silahı sessize almak, lazer ya da flaş açmak tamamen size bağlı oluyor. Aynı şekilde, tekli veya çoklu atış seçimi de bize bağlı. Ancak oyunun hâddinden fazla dinamik olması, çok farklı seçenekleri de beraberinde getirip sunuyor oyuncunun önüne. Sadece birkaç örnek verebilirim, ama cidden yapılabilecek çok şey var: İlki, görünmez moda girip en yakınınızdaki düşmanı boğazlayarak bir diğerinin üzerine atmak olabilir. Ancak attığınız zemin, şekil ve boğazın sıkılma süresi adamın ölüp ölmeyeceğini belirliyor. Tabii böyle bir aksiyon içine girerseniz, kaçışınız da zorlaşacaktır. Bir diğer örnek… ah, patlayıcı madde içeren variller. Evet, pek çok oyunda karşımıza çıkabiliyorlar ancak Crysis’te bu variller fırlatılıp bulunduğu ortamı yerle bir edebiliyor. Hatta araçların yakıt deposu gözükmüyorsa önüne doğru atın, uçurun havaya. Araç demişken… yakıt depoları harika çözüm!

Sanırım birinin beni durdurması gerekiyor sevgili arkadaşlarım. Bir deneme sürümü için bile bunu yazdıysam ben, bilemiyorum tam sürümde ne olacak. Neyse… bir diğer önemli husus grafikler. Aylardan beri videoları ile mest eden bu oyunun nasıl bir sisteme gereksinim duyacağı konuşuldu. Düşük ayarların ne derece zevk vereceği, yüksek ayarların hayâlden farklı bir şey mi olduğu düşünüldü, tartışıldı. Oyunun grafiksel anlamda, kullandığı grafik motoru itibâri ile pek çok kişiye göre rakipsiz olduğu bir gerçek. Dinamizmde son noktaya ulaşan eserde, her obje oyuna dahil olabiliyor. Yani, siz hangi oyunda düşmanın kucağına tavuk atarak dikkatini dağıttınız ya da kulübenin tepesini yumruklayıp savrulan demir perdelerin arasında bir Cüneyt Arkın misâli süzüldünüz? Cevap belli olduğu için oyunumuz farklı. Bu sebeple ki, her güzelliğin bir külfeti var. Ancak direkt moral bozmayayım. Son duyurulan gereksinimler aynen onaylandı tarafımdan da. Yalnız benim gibi ATi kart sahipleri bir süre sıkıntı çekecek. Zîra oyunun nVidia yongalarına optimize edilmesi ve ATi’nin demoya özel bir sürücü yayımlamaması, 2900 XT’nin yüksek ayarlarda ve köşe yumuşatma olmaksızın ortalama 30 FPS ile oynaması gibi burukluk bırakıcı sonuçlar getirebiliyor.

Oyunun sonu: yeşilliklerin arasından yayılan soğuk bir hava dalgası sarıyor bedenimizi. Gemiye benzer bir şeyin önündeyiz ve Psycho, normal hâlinden çok daha farklı bir surat ifadesi ve ses tonu ile bu işte olmadığını söylüyor. “Aztec öldürüldü ve biz onu ‘neyin’ öldürdüğü bile bilmiyoruz, lanet olsun!” diyor. Ancak çığlığa benzer sesler yaklaşıyor, herkes susuyor… ardından donmuş dev kütle göbeğinden yarılıyor. Hunter, selamını verip, Jester'ı da alıp uzaklaşıyor. Ardından Prophet'ın karanlıkta yön göstermek için çabaladığını duyuyoruz. Sonrası, 16 Kasım'da...

Bu yazıya ait bir yorum yok.

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.


Künye

Önerilen Sistem

En Düşük Sistem

Artılar
Eksiler

Türe Getirdiği Yenilikler

Değerlendirme
Grafik99 / 100
Türe Göre Başarı99 / 100
Yapay Zeka90 / 100
Senaryo95 / 100
Özgünlük99 / 100
Atmosfer99 / 100
Menü85 / 100
Dinamizm99 / 100
Tuş Uyumluluğu95 / 100
Hatasızlık90 / 100
Eğlence99 / 100
Oynanış95 / 100
Ses99 / 100
Optimizasyon90 / 100
GENEL:96.04 / 100
Oyun Görüntüleri          
Sims 2 Free Time duyuruldu (Danny )
Server hakkında bilgi! (david15 )
GTA San Andreas'a Araç Gereç Nasıl Yüklenir (david15 )
Crysis'in Yaması Yeni Yıla Kaldı (david15 )
iyi bir pc için gereken sistem gereksinimleri neler? (david15 )
Football Manager 2008için İlk Yama!!!! (david15 )
Unreal Tournament 3 yaması (Raven )
Stronghold 2 yaması (Raven )
 
 
 
Copyright 2003-2006  iletişim     
>